Aşılarda Otizm Tartışmasının Kaynağı Ne?

Türkiye’de 2017 yılında 23 bin aile çocuklarına aşı yaptırmayı reddetti. İnternet ortamında yayılan yanlış bilgiler, güncel araştırmaları takip etmeyen bazı hekimlerin de açıklamalarıyla birleşince aşılara karşı güvensizlik oluştu. Aşılar sayesinde hastalıkların sıklığı azalınca aşıların koruduğu hastalıkların ciddiyeti unutuldu, aşıların önemi göz ardı edilir oldu. 

Aşıyı reddedenler arasında toplumun her kesiminden aileler var. İnternetteki bilgilerin doğru olduğu gibi yanlış bir algı var. Kişiler internette rastladıkları aşı karşıtı bilgileri doğru kabul ediyorlar. Bilimsel olarak doğruluğu kanıtlanmış verilere ulaşımı sağlamak gerek. Güncel bilimsel verileri de iyi takip etmek gerek, ne yazık ki bazen hekimler de güncel bilgilere ulaşmamış oluyor ve yanlış bilgilendirme yapabiliyorlar. 1998’de Lancet’te yayımlanan bir makalede ‘12 çocukta otizm aşıdan sonra ortaya çıktı, bunda aşının etkisi olabilir mi?’ diye bir iddia yer aldı. Bu makale epey gürültü kopardı. Fakat daha sonra çalışmanın verilerinin sahte olduğu anlaşıldı. Makale yayından kaldırıldı. Fakat hâlâ bu makaleyi kaynak göstererek tartışanlar var. Bu hiç bilimsel değil. Araştırmalar sonucunda otizme ilişkin ileri anne ve baba yaşı, düşük doğum tartısı, prematüre doğum, gebelikte yaşanan komplikasyonlar, hava kirliliği, annenin sığınmacı olması, anne sütünü hiç almamış olmak gibi risk faktörleri belirlendi. Otistik çocuklarda D vitamini eksikliğine dair de bilimsel araştırma sonuçları ortaya çıkmaya başladı. Aşılanma hiçbir şekilde otizm için risk faktörü değil. Tanısı daha fazla yapılabilir hale geldiği için de otizm eskiye oranla daha fazla görülüyor.

Prof. Dr. Gülbin Gökçay