Ateşten gömlek giyen kahramanlar

‘’HANIMEFENDILER;

Bir hafta önce Eskişehir’deydim. Size gördüklerimden birini anlatmak istiyorum. Uçakların gövde ve kanatları keten beziyle kaplanırmış. Bulamadıkları için bizimkiler, kaput bezi ile kaplıyorlar. Özel yapıştırıcısını bulamadıkları için; bezi uçağa nal mıhı ile çakıyorlar. Bezin gerginliği özel bir sıvı ile sağlanırmış. Tedarik edemedikleri için paça ve patatesten yaptıkları pelteyi sürüyorlar. Sonra da gözlerini kırpmadan bu uçaklara binip uçuyorlar.

Hanımefendiler;

Tarih bizi ateş ile imtihan ediyor. Bu imtihandan yalnızca erkeklerin cesaret ve fedakârlıkları ile çıkamayız. Artık bizde bu ateşe ellerimizi uzatmak zorundayız. Hepinizi mücadeleye çağırıyorum.’’

Yüz yıl önce böyle seslenmişti kürsüden. 1919 yılında Sultanahmet mitinginde yaptığı konuşma ile aydınlatmıştı milleti. Mustafa Kemal ile birlikte hakkında idam kararı verilen altı kişiden biriydi. İki çocuğunu geride bırakıp Ankara’nın yolunu tutmuştu. Milli mücadele yıllarında söz konusu vatan olunca kendisini cephede bulmuştu.

[[{"type":"media","view_mode":"media_large","fid":"3200","attributes":{"class":"media-image wp-image-14151","typeof":"foaf:Image","style":"","alt":""}}]]

CEPHE HATTI:

Emperyalizm tüm namlularını yurda çevirdiği o günlerde, Mehmetçiğimizin yaralarına derman olmak için en ufak tereddütte bulunmadı. Gün, şartlar neyi gösteriyorsa elinden gelenin en iyisini yapma günüydü. Hasta bakıcı olarak Mehmetçiğin yaralarını sarıp, ülkemizi kahramanca savundu. Mehmetçik ile beraber cephe hattında şifa olan eller; Ulu Önderin diplomatik yazışmaları için kalem tutan eller Halide Edip’ten başkası değildi.

Kurtuluş yıllarında hasta bakıcı olarak şifa veren eller, Cumhuriyet yazarımızın çocukları bugün sahada tüm gücüyle savaş vermektedir. Halide Edip kurtuluş yıllarında cephede yaralı askerlere hasta bakıcılık vazifesi ile derman olup, milli mücadele yıllarında ‘Ateşten gömlek ‘isimli eserini kaleme almıştır.

Ateşten gömlek giyecek kadar cesur, yanmayacak kadar inatçı olabilecek kim var?

28.03.2020

‘‘BEN OP. DR. AHMET CEVDET ÇITOĞLU;

Göz Hastalıkları Uzmanıyım. Pandemi nedeniyle ihtiyaç halinde, bir hekim ve gönüllü olarak verilecek göreve gitmek istiyorum. Şu anda herhangi bir kuruma bağlı olarak çalışmıyorum. Ülkemizin içinden geçtiği bu zor günlerde mesleğimizin sorumluluğu ve Hipokrat yeminimize bağlılığımız nedeniyle böyle bir görevlendirme olduğunda 7/24 hizmette bulunmaya gönüllü olmak istiyorum. Müracaatımın dikkate alınarak, ihtiyaç halinde tarafıma bilgi verilmesini saygılarımla Arz Ederim’’

Op. Dr. Ahmet Cevdet Çitoğlu tam 22 gün önce yetkili mercilere bu mektubu yazmıştı. Bugün Covid-19 salgını nedeniyle maalesef kendisini kaybettik. Dün cephe hattına iki çocuğunu geride bırakıp cephe hattında hasta bakıcı olarak görev yapan Halide Edip ile 22 gün önce ülkesi ve halkı için 67 yaşında gönüllü olarak görevlendirmek için ülkesine mektup yazıp başvuru yapan doktor aynı milli bilincin tecellisidir.

Sağlık ordumuz pandemi ile mücadele ederken ateşten gömleği hiç düşünmeden giymiş ve azimle, inatla, kararlılıkla milletimizin her bir ferdine şifa ve kalkan olmuştur.

Bu savaşın kazananları Halide Edip’ten Safiye Hüseyin’lerden Op.Dr.Ahmet Cevdet Çitoğlu’ndan görevi devralan sağlık ordumuz olacaktır.

Tarih yazıyor, Ateşten Gömlek giyen cesur ordu sahada çarpışıyor..

Yunus Şimşek

Yeni yorum ekle

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.