Fizyoterapistler Normalleşmeye Nereden Başlamalı?

Fizyoterapist Elifcan Doğan, Medikritik için yazdı...

 

Yaklaşık 10 yıldır pediatrik ve nörolojik rehabilitasyon alanında çalışmış bir fizyoterapist olarak günümüz pandemi koşullarında hastanelerin rehabilitasyon birimlerinde ya da özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde özel gereksinimli bireylerin bir çift eldiven, maske ve siperlikle korunaklı olarak rehabilitasyona alınabileceği fikrine itirazım var.

 

Bedensel engelli; doğum öncesi,doğum sırası ve doğum sonrası dönemde herhangi bir nedene bağlı olarak iskelet, kas ve sinir sistemindeki bozukluklar sonucu, bedensel yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybeden, toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük yaşamdaki gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan, bu nedenle korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmet duyan kişidir. Üstelik ne yazık ki merkezi sinir sisteminin etkilendiği bazı durumlarda kaba ve ince motor becerilerinin yetersizliğinin yanında bir takım kronik hastalıklar ve/veya zihinsel engel de eşlik eder.

 

Bedensel engellilerde rehabilitasyon sürecine başlarken önce bakılması gereken yer servisler. Bir çok hasta hastane ya da rehabilitasyon merkezlerine kucaklanarak, fiziksel yardıma ihtiyaç duyarak ya da kendi etrafındaki eşyalardan tutunarak destek alıp servis araçlarıyla ulaşımını sağlıyor.

Sonrasında rehabilitasyon salonlarına bakılması gerekir. Bedensel engellilere uygulanan nörolojik ve pediatrik rehabilitasyonda birebir ve fiziksel temasla yapılan rehabilitasyon çalışmaları esastır. Fizyoterapistler günlük olarak ortalama 8 hastaya bakmakta, her bir hasta için ayrı ayrı 40dk ile 1 saat arasında tedavi yapmaktadır. Üstelik fizyoterapistler ve hastalar bu rehabilitasyon salonlarında bir arada bulunmakta ve paralel bar, egzersiz merdiveni, omuz çarkı gibi bir çok egzersiz materyalini aynı seans içinde ortak kullanmak zorundalar.

 

Bütün bunları ve sağlık öğretisinde bütün sağlıkçıların eğitimini aldığı ilk konu primum non nocere yani önce zarar vermemek olduğunu dikkate alarak soruyorum:

1-Sosyal mesafeyi koruyabilmek ne kadar mümkün olur?

 

2-Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı riskli kronik hastalıklar listesinde bulunan tanıların birini ya da birden fazlasını engelli raporlarında bir çok hastanın tanısı olarak görüyorken gönül rahatlığıyla tedaviye almak ne kadar doğru olur?

 

3-Bir çok sağlık personelinin aldığı en yüksek seviyedeki önlemlere rağmen bulaş riskinin olduğunu kaybedilen onlarca hekim, hemşire ve diğer sağlık personeli ile görmüşken  zaten risk altında olduğu aşikar olan bu bireyleri olası 2. dalganın ateşleyicisi olarak sokağa dökmek ne kadar doğru olur?

 

4-Covid-19’un olası etkileri arasında özellikle kardiyopulmoner problemlerin yaşandığı bilinen bir gerçek. Zaten egzersiz kapasitesi az olan bu hasta grubunda bir de olası enfeksiyon sonrası solunum potansiyelini riske atmak ne kadar doğru olur?

 

5-Bir çoğu pediatri veya geriatri hasta grubunda olan bu kişilerin günlük yaşam aktivitelerindeki yetersizlikleri, öz bakım becerilerindeki yetersizlikleri veya eşlik eden zihinsel engeli sebebiyle davranış bozuklukları göz önüne alındığında uygun önlemlerin yeterince alınabileceğine inanmak ne kadar doğru?

 

Sonuç olarak bir çocuk oturabilsin,emekleyebilsin; yaşlı bir hasta tekrar yürüyebilsin diye, bir hasta fonksiyonel kapasitesini en üst seviyede kullanabilsin yıllarca emek veren bir fizyoterapist olarak soruyorum normalleşmeye özel gereksinimli hasta grubundan başlamak ne kadar doğru olur?

ELİFCAN DOĞAN