
Genç meslektaşlarım söyleşilere davet ediyorlar beni.
Tıp eğitimi.. hekimlik.. insanlar ve hayata dair her şeyi konuşuyoruz.
Gelecekten söz ediyoruz... Sorular soruyoruz karşılıklı.. Yanıtlar bulmaya çalışıyoruz. Hiç susmuyorlar.. Hep merak ettikleri bir şeyler var.
Her seferinde bir kez daha hayran kalıyorum onlara ve bir kez daha geleceğe olan güvenim artıyor..
Ama sonunda laf hep aynı yerde düğümleniyor..
Türkiye'nin en zor eğitimden geçen en çalışkan ve en zeki bu gençlerinin bir endişesi var.
Hasta ve yakınlarının hekimlere davranışları..
Kendinizi bir an onların yerine koyar mısınız?
Bu kadar ağır bir eğitimi tamamlamışsınız ve bir devlet hastanesinin polikliniğinde çalışıyorsunuz..
Uygulanan yanlış sağlık politikaları, hizmet vereceğiniz insanlarla sizi sürekli karşı karşıya getiriyor.
Sizin bir gün önce uzun süredir tedavi ettiğiniz bir hastanızı kaybettiğinizi ve çocuğunuz gibi sevdiğiniz o güzel kızın ölümünün sizi çok hırpaladığını,
36 saattir uykusuz olduğunuzu,
doktor olan karınızın ani bir geçici görevle bir aylığına doğuya gönderildiğini ve iki çocuğunuzla kalakaldığınızı,
bilmeden poliklinik kapısından giren hastalar ve yakınları, sizin herhangi bir davranışınıza kusur bularak ”Senin maaşını ben veriyorum, mecbursun bana adam gibi bakmaya”
gibi laflarla üzerinize yürüseler ne yapardınız?
Gönüllerinde cerrahi branşlar var.. Ama çekiniyorlar.. En az hata yapılabilecekleri ve hastayla muhattap olunmayacak dallara yöneliyorlar..
Eğer siz veya çocuğunuz hastalandığında , başarılı, becerikli, bilgili, konusunun uzmanı hekimlerce tedavi edilmek istiyorsanız onlara hak ettikleri şekilde davranmak zorundasınız.
Eğer öyle davranırsanız onlar içlerindeki çürük elmaları kendileri ayıklarlar merak etmeyin..
Ama bir yandan da siz vurursanız pek yakında hekim bulmanız çok zorlaşacak..
Yarın doktora giderken bunları aklınızdan ya da daha iyisi, yüreğinizden bir kez geçirin..
Ve içeri girdiğinizde bir kez olsun ”Günaydın doktor hanım.. Günaydın doktor bey” deyin.
Lütfen...
”Saatlerdir dışarıda sizin keyfinizin gelmesini bekliyoruz” diye içeri girmek işleri kolaylaştırmıyor.
İnanın bana..
Prof. Dr. Erbuğ Keskin

Yeni yorum ekle