
Kızamık, potansiyel olarak son derece şiddetli ve dünyanın en bulaşıcı hastalıklarından biridir. 2017 yılında yaklaşık 110.000 kişinin ölümüne neden olmuştur. Hastaneye kaldırılanların dörtte birinde komplikasyonlar meydana gelebilmekte; beyin hasarı, körlük, işitme kaybı ve yaşam boyu sakatlığa neden olabilmektedir. Hastalığa karşı en iyi korunma aşıdır.
Son yıllarda aşılanmamış insan grupları hızlı bir şekilde yayıldığı için genel aşılanma oranları yüksek olan ülkelerde dahi hastalık vaka sayılarında artış görülmektedir. 2019 yılında 187 Üye Devlet tarafından Dünya Sağlık Örgütü’ne 440.263 doğrulanmış vaka bildirilmiştir. Ukrayna’da 56.802, ardından Kazakistan’da 10.126, Gürcistan’da 3.904, Rusya Federasyonu’nda 3.521, Kırgızistan’da 2.228 ve Türkiye’de 2.666 kızamık vakası bildirilmiştir. Unicef verilerine göre de dünyada geçen yıllara göre 2019 yılı ilk 3 ayında kızamık vaka sayısı %300 arttı. Dolayısıyla alarm seviyesi global olarak artan kızamık hastalığı ülkemiz için de aşı karşıtlarının artması nedeniyle büyük bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle Aralık ayından itibaren Sağlık Bakanlığı bağışıklığın %100 olması için 9-11 aylık bebeklere ek doz kızamık aşısı uygulamasına başlamıştır.
Kızamık kış sonu ve ilkbahar döneminde ortaya çıkan, ateş ve döküntülerle karakterize viral bir hastalıktır. Döküntü başlamadan önceki 1 haftalık hapşırma, öksürme gibi soğuk algınlığı benzeri semptomlarla beraber havaya atılan damlacıklarla virüs etrafa yayılır. Havadaki virüs sağlam kişiler tarafından solunum yoluyla alınır. Kızamık virüsü çok bulaşıcıdır ve havada 2 saate kadar canlı kalabilir.
Kızamığın ilk belirtisi genellikle yüksek ateştir ve 4-7 gün boyunca sürebilir. Başlangıç aşamasında burun akıntısı, gözlerde kızarma, sulanma, öksürük ve yanak içlerinde beyaz noktacıklar görülür. Birkaç gün sonra (virüse maruziyetten yaklaşık 14 gün sonra) genellikle yüz ve üst boyun bölgesinden döküntü başlar. Yaklaşık üç gün içinde döküntü tüm vücuda yayılır ve 5-6 gün sürdükten sonra kaybolur. Hastalanan kişilerde kulak enfeksiyonu, ishal ve zatürre gibi ciddi akciğer enfeksiyonları gelişebilir. Ciddi vakalar beyin ödemi ve ölümle de sonuçlanabilir. Kızamık sadece küçük çocuklarda değil hastalığa bağışıklığı olmayan büyüklerde, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler( kanser hastaları, HIV ile enfekte kişiler, bazı ilaçlar..vb) ve gebelerde ciddi yıkımlara neden olabilir. Hamileliğinde virüsle enfekte olan kadınlar ciddi komplikasyon riski altındadırlar ve gebelikleri düşük ya da erken doğumla sonuçlanabilir.
Gelişmekte olan ülkelerde halen sık görülen kızamıktan her sene 20 milyon kişi etkilenmektedir. Aşılanmamış küçük bebekler kızamık ve komplikasyonları açısından en yüksek risk grubunu oluşturur. İnsanlar hastalığı geçirseler bile 5-10 yıl sonra kızamık virüsünün merkezi sinir sistemini etkilemesi sonucu SSPE (Subakut Sklerozan Panensefalit) adında nörolojik bir hasara da maruz kalabilir. SSPE beyin fonksiyonlarının işlev kaybı, felçler, koma ve hatta ölümle sonuçlanabilir.
Kızamık, aşılama ile hem hastalık hem de komplikasyonları önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen dünyadaki çocuk ölümlerinin başta gelen sebeplerinden biri olmaya devam etmektedir.
Aşısı mevcuttur ve hastalıktan korunmada çok etkilidir.
• Çocukken aşılanıp aşılanmadığı ve kızamık hastalığı geçirip geçirmediği bilinmeyen kişiler aşılanmalıdır. Bu durumdaki adolesan ve erişkinler bir ay arayla iki doz aşı olmalıdırlar.
• Kızamık aşısı uygulaması, halen çocukluk dönemi aşılama takviminde 12. ayda ve ilköğretim 1. sınıfta olmak üzere Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) aşısı içinde iki doz olarak uygulanmaktadır.
• Gebelik döneminde ve bağışıklık yetmezliği olanlara KKK aşısı uygulanmaz.
• 2 doz aşı kızamığı önlemede %100'e yakın etkilidir.
Korunmada aşıyla birlikte diğer önlemler de önemlidir. Bunun için:
• Hijyen ve temizliğe dikkat edin.
• Ellerinizi sık sık yıkayın.
• Eğer sabun ve su yoksa en az %60 alkol içeren el dezenfektanı ile elinizi temizleyin.
• Gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza elinizin temiz olduğundan emin değilseniz dokunmayın.
• Öksürürken ve hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu mendille ya da kolunuzla (el ile değil) kapatın.
• Hasta olan kişilerle öpüşmekten, sarılmaktan ve yemek yerken aynı kabı paylaşmaktan ve aynı bardağı kullanmaktan kaçının.
Hacı Yusuf Eryazgan
AHEF
Yeni yorum ekle