Prof.Dr. Erbuğ Keskin: 'Hekimsiz Kalacaksınız!'

Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde randevusuz muayene olmak isteyen bir kişi tartıştığı doktoru darbetti. Şiddet vakasından sonra Bakanlığın bir açıklama yapmaması üzerine sağlık camiasından yoğun tepkiler geliyor. Bu tepkilerden biri de İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr.Erbuğ Keskin oldu. 
Keskin'in Bakırköy'de yaşanan şiddet vakasıyla ilgili paylaşımı ise şu şekilde:

"Yıllardır tıbbiyelilerle iç içeyim. Onların hiç bu kadar umutsuz, kırgın ve gelecekten güvensiz oldukları bir zamanı hatırlamıyorum.

Sosyal medyadan gençlere Tıp Fakültesini seçin diyorum..
”Kesinlikle seçmesinler.. artık bu ülkede hekimlik yapılmaz” diye meslektaşlarıma inat.
Beni dinleyip seçiyorlar..

Fakülte fakülte dolaşıyorum.
”Bu günler geçecek enseyi karartmayın” diyorum onlara..
İnanın bana,
Ne okunacak onbinlerce sayfa kitap, öğrenilecek yüzlerce hastalık..
Ne servislerde, yoğun bakımlarda, ameliyathanelerde geçirilecek uykusuz, yorgun geceler..
Hiç birisi korkutmuyor onları…
Yıl başlarını yaşlı bir hastanın başında..
Evlilik yıldönümlerini bir ameliyathanede geçireceklerini zaten biliyorlar..
Çocukları büyürken yanlarında olamayacaklarını da..

Yaşayacaklarını biraz da abartarak anlatıyorum onlara..
En ufak bir tereddütleri, korkuları yok..

Ama görüyorum, her gün şahit oldukları şiddet onları soğutuyor yaptıkları işten.. Bırakıp başka bir iş yapmanın ya da yurt dışına kaçmanın yollarını arıyorlar.

Burak onlardan değildi..
Tıbbiyeyi seçeceği sırada söylenenlere aldırmadı. Çok çalıştı.. Yüzbinlerce gencin hayali olan Cerrahpaşa’yı kazandı.
Cerrahi istiyordu.. Deli misin ? dediler dinlemedi.
Genel Cerrahiye girdi. Üç senedir gece gündüz iyi bir cerrah olmak için uğraşıyordu.
Burak bugün randevulu hastalarının hakkına saygı göstermeyen ve araya girmeye çalışan bir ilkelin saldırısına uğradı. Burnu kırıldı.. Kafa travması nedeniyle yoğun bakımda yatıyor şu anda..

.Bu maganda da ceza almayacak.. Kendilerini eleştiren basit tweet ler nedeniyle insanları tutuklatan savcılar, doktorlara saldıranlara yine seyirci kalacaklar. Yasalar böyle diyecekler.. Ve neyse o yasalar, yine değişmeyecek..

Ben önümüzde ki günlerde, Tekirdağ’da, Bursa’da Eskişehir’de Kütahya’da Van’da öğrencilerime ne söyliycem?
”Hocam ümidiniz kaldı mı?” dediklerinde ne cevap vericem?
Bana Burak’ın kırılmış burnunu gösterirlerse onları nasıl ikna edicem?
Söylesenize..
Ben bu öğrencilerimden hangi yüzle iyi hekim olmak için hayatlarından vazgeçmelerini istiycem.

Herkese söylüyorum. Hekimlerinize sahip çıkmazsanız hekimsiz kalacaksınız.."