
Kovid-19 salgının ülkemizde görülmeye başladığı ilk andan itibaren, aile hekimleri ile aile sağlık merkezi çalışanlarının en yoğun şekilde salgına karşı mücadele eden kesimler arasında yer aldığını belirten Ünal Demirtaş, “Ancak Sağlık Bakanlığı pandemi nedeniyle yapılan ek ödemelere aile hekimlerini ve aile sağlık merkezi çalışanlarını kapsam dışı bıraktı. TBMM Başkanlığına sunduğumuz kanun teklifi ile sağlık çalışanları arasında eşitlik sağlanarak, çalışma barışının yeniden tesisi mümkün olacaktır” dedi. Ünal Demirtaş, kanun teklifinin gerekçesinde şunları ifade etti: “Sağlık hizmetlerinin birinci basamağında yer alan aile hekimleri ile aile sağlığı çalışanları Kovid-19 sürecinin başından beri aktif bir şekilde ve fedakarca çalışmaktadır. “Ülkemizde salgının başlaması ile birlikte yapılan görevlendirmeler sonucunda aile sağlığı çalışanlarının mevcut hizmetlerine, yenileri eklenmiştir. Üstelik bu süreçte aile hekimlerinin hizmet yükü ile birlikte hizmet şekli de değişmiştir. Aile sağlığı merkezleri salgın öncesinde verdikleri sağlık hizmetlerini aynı şekilde devam ettirmişlerdir. Kovid-19 vakalarının ilk görülmeye başladığı dönemden bugüne kadar aile sağlık merkezleri, tüm zorlu koşullara rağmen ikinci ve üçüncü basamak hastanelerin yükünü de hafifletmiştir. Her zaman verdikleri sağlık hizmetinin yanı sıra, Kovid-19’a ilişkin bilgilendirme, takip, gözlem ve veri toplama ile filyasyon görevlerini de başarıyla yürütmüşlerdir. KAPSAM DIŞI KALMALARI ADALETSİZ! “Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından 23 Mart 2020 tarihinde yaptığı açıklamada, büyük özveriyle görev yapan sağlık çalışanlarına teşekkür etmiş ve salgında üç ay boyunca tavandan performans ödemesi yapılacağını açıklamıştır. Sağlık Bakanı’nın 9 Nisan 2020 tarihli ve 382 sayılı onayı ile de, filyasyon yapan ve Kovdi-19 ile ilgili yerlerde çalışanlara pandemi ücreti adı altında tavan ücreti üzerinden ödeme yapılması kararı verilmiştir. Doğrudan riskli ilk grup arasında yer alan, özverili şekilde çalışmalarına ara vermeksizin devam eden aile hekimleri ile aile sağlık çalışanları bu ödeme kapsamına maalesef dahil edilmemiştir. Son derece önemli bir sağlık hizmeti veren, salgın öncesindeki hizmetlerini de aksatmadan yürüten, aile hekimleri ile aile sağlık merkezi çalışanları açısından bu uygulama adaletsiz ve haksız bir sonucu ortaya çıkarmıştır. 54 BİN ÇALIŞAN MAĞDUR “Özellikle salgının başladığı ilk dönemde, kişisel koruyucu ekipmanlar konusunda ciddi eksiklikler yaşanmasına rağmen, aile sağlığı hekimleri ile çalışanları, hizmetlerini aksatmamış, gerektiğinde bu ekipmanları kendileri karşılamıştır. Taşıdıkları mesleki risklerin büyüklüğüne rağmen sağlık hizmetlerine devam eden 2 aile hekimi bu süreçte maalesef Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Çok sayıda aile sağlığı çalışanın da Kovid-19’a yakalandığı ifade edilmektedir. Bugün ülkemizin dört bir yanında canları pahasına görev yapan 27 bin aile hekim ile en az 27 bin aile sağlığı çalışanının bu özverileri görmezden gelinmiştir. Sağlık Bakanlığı’nın ücretlerde yarattığı bu adaletsizlik Anayasa’ya açıkça aykırılık teşkil etmektedir. ÇALIŞMA BARIŞI “Kanun teklifinin yasalaşması ile Kovid-19 sürecinin başından bu yana, tüm risk ve olumsuz koşullara rağmen görevlerinin yapan aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının, salgın süresince geçerli olmak üzere yapılacak ödemeler kapsamına alınması, bu sayede de bozulan çalışma barışının yeniden tesisi, Kovid-19 sürecinde özveri ile salgına karşı yürütülen mücadeleleri karşılığında aile hekimleri ile aile sağlığı çalışanlarının motivasyonları sağlanmış olacaktır.”