'Ampute futbola destek şart'

Ampute futbolunu konuşmak üzere Türkiye Ampute Milli Takımı futbolcusu Agit Şiyar ile ampute futbolunun ülkemizdeki yeri ve ampute futboldaki eksikleri ele aldık.

Ben seni tanıyorum fakat okurlarımız ve izleyecilerimiz seni tanımıyor. Okurlarımızın ve izleyicilerimizin seni tanıması için bize biraz kendinden bahsedebilir misin ?
Tabi bahsedeyim. İsmim Agit Şiyar. Türkiye Ampute Milli Takımın futbolcusuyum. 16 yaşındayım, Lise öğrencisiyim.



Bildiğim kadarıyla doğuştan bir rahatsızlığın var. Nasıl oldu bize biraz bahsedebilir misin ? Yani amputasyon sürecini

Ben herhangi bir kaza sonucu yani trafik kazası ve iş kazası gibi bir durum sonucunda amputasyon geçirmedim. Benim amputasyonum doğuştandı ve bu nedenle farklı bir süreç yaşandı.. Doğuştan süregelen bir motivasyon süreci olması gerekiyor bunun için. O yüzden çoğu zaman yalpalandığım süreçler oldu. Ama ailemin ve arkadaşlarımın desteğiyle edindiğim tecrübelerle bunu aşmayı başardım.

Futbola
nasıl başlama kararı aldın ? Yani nereden esti, nasıl bir anda futbola başlama
kararı aldın ?

Dediğim
gibi aslında sorduğunuz tüm sorular birbiriyle bağlantılı. Amputasyona alışma
sürecim futbola bağlı. Futbol, ampütasyona alışma sürecime katkı sağladı. Ben
küçüklükten beri engelime rağmen futbol oynuyordum. Sol bacağım amputeli ve diz
üstü protezi kullanıyorum ama bu olumsuzlığa rağmen hep futbola karşı ilgim
olmuştu. Çocukluğumdan beri futbolcuların videolarını izleyerek büyüdüm. Okulda
bir turnuva olduğunda ilk benim adım yazılırdı ve Protezimle sahaya çıkardım.
Profosyonel şekilde futbola başlamadan önce de futbol her zaman hayatımdaydı.
Daha sonrasında futbolu  bir şekilde
profosyonelleştirmek istedim. Çünkü bir futbolcunun eğer bir hayali varsa bunu gerçekleştirmek
için en az 10 yaşından itibaren bir takımda oynaması gerekiyor. Baktım
arkadaşlarımın çoğu bir yere gidiyor. Bazıları semt takımlarına, bazıları büyük
takımların alt yapısında oynuyor. Benim engelim olduğu için herhangi bir futbol
kulübü beni protezli bir şekilde alamazdı. Daha sonrasında henüz 4.sınıftayken
beden öğretmenim bana bir kağıt verdi ve o kağıtta “ Çekmeköyde ampute genç
futbolcuları aranıyor “ yazıyordu. O zaman Çekmeköy Ampute Futbol Kulübü
kurulmuştu. Daha sonrasında biz kulübün hocaları ve başkanı ile buluştuğumuzda
babam futbola başlamamı istememişti. Babam ve annem ilk başlarda  açıkçası karşı çıkmışlardı. Çünkü henüz yaşım
küçüktü. Nereden baksanız o dönem 10 yaşındaydım. Ailem zarar göreceğimi  düşünerek 
ilk etapta başlatmadılar. Daha sonrasında yıllar geçti ve ben futbola
karşı daha tutuklu kaldım ve hiçbir şekilde vazgeçmedim. Sonrasında 12 yaşında
Facebook üzerinde bana bir mesaj geldi. Mesajı Şişli Yeditepe Spor Kulübü
başkanı Ercan Altın göndermişti. Mesajda “ ampute futbol  oynamak ister misin ? “ yazıyordu. Bazı
hocalar görmüş demek ki oradan iletişim kurdular. Daha sonra babama kesinlikle
oynayacağımı söyledim. Benim artık bir yerden başlamam gerekiyor dedim ve bunu
annemle de konuştum. Belki bir yerlere geleceğim, belki milli takıma, belki de
büyük yerlere. Sonrasında babamla da konuştum her şeyi hallettim ve futbola
başladım.



Bu arada hangi takımlısın
?

Koyu
Beşiktaş taraftarıyım.



Futbolda idolün var mı ? Yani Messi, Ronalda
herkesin idolüdür.


Ben küçüklükten beri Messi’yi çok izlerim. Çünkü Messi’nin hayat hikayesinin
bazı yerleri bana göre. Tabi o engelli değil fakat o da küçük  bir mahalleden futbol aşkı ile yanıp tutuşan
biriydi. Sonrasında ailesinin izin olmadan ve  çeşitli rahatsızlıklar geçirmesine rağmen
büyük ve yükselen bir futbolcu oldu ve şuan dünyanın en iyi futbolcusu. Ama
pozisyonum gereği, ben santrafor oynuyorum İbrahimoviç’i örnek alıyorum. Tarzı
biraz daha hoşuma gidiyor. İdolüm olarak İbrahimoviç ve Messi diyebiliriz.



Futbola başladığın ilk
zamanla şuan ki zaman arasında ne gibi farklar var ?

İnsan
hayatında her  spor dalı insanı farklı
bir dünyaya atıyor. Ben profosyonel olarak futbola başlamadan önce kendi
kendime başa çıkmaya çalışıyordum ama ampute futbolu bana öyle bir etki yarattı
ki artı bir motivasyon kaynağı oldu. Her şeyi aşabileceğimi gösterdi. Bunu
çevreme yansıtabileceğimi gösterdi bana. Ben kendimle barışık olmakla birlikte
bir de çevreme yansıtmama rağmen hayatım hepten kötü gidiyordu. Ampute futbolu
öyle girdi ki hayatıma hem okuluma iyi geldi hem arkadaş çevrem çoğaldı. En
sevdiğim işi profosyonel yapmama sebep oldu..





Şuan
Şişli Yeditepe Spor Kulübün de futbol oynuyorsun. Takımın yıldız
isimlerindensin. Ben seni geldim bizzat antrenman da izledim, ve fark ettim.
Bize takım içerisinde ki havadan biraz bahsedebilir misin ? Orada aranızda ki
alışveriş nasıl, uyum nasıl ?



Mükemmeliz
diyebiliriz. Yabancılar da var. Bu konuda biraz daha profosyonelleşmiş, dünyada
söz sahibi olan bir Türkiye ampute futbolu var. Zaten dediğiniz gibi yabancılar
da var bir şekilde köprüyü kurmamız gerekiyor. Bütün takım sporlarında öyledir
zaten, tek başınıza bir şey yapamazsınız. Aramızda çok iyi uyum var. Abi-kardeş
ilişkisi var. Dünyanın her yerinde böyledir, çünkü iletişimin başka bir yolu
yok. Takım şuan da bildiğiniz gibi bu tür işler de maddi işlere çok ihtiyaç
var. Biz performans sporu yapıyoruz ve yaparken de gerekli malzemeler var. Bizi
motive edici kaynaklarda olması gerekiyor. Tabi biz metropol takımıyız İstanbul
gibi şehirde oynuyoruz. Şişli Belediyesi sağolsun bize gerekli desteği sunuyor.
Konaklama, tesisi ve aracı veriyor.  Ama
biraz sponsor işi olduğu için takımlara biraz para gerekiyor. Ama biz her
şeyden önce performans sporu yapıyoruz. Kendimizi aşmayı daha üstte tutuyoruz.
Yani her şey para değil, çünkü yaptığımız spor 
bunu üstte tutmamız gerekiyor. Muammer Keskin’e destekleri için teşekkür
ederim.


Takım bu sene lig kupasını getirecek mi ? Bizim en çok istediğimiz şey sizinle kupa kaldırmak.

Tabi inşallah. İşte bakalım bizde hedeflerimiz doğrultusunda çalışıyoruz. Başarmaya çalışacağız.

Milli takımımızın ay-yıldızlı formasını gururla terletiyorsun.Milli takım içerisinde ki hava nasıl bize biraz bahsedebilir misin ?
Milli takım, duygu ve azmin en yoğun şekilde yaşandığı sporun kutsal en üst yeridir,Bir kere her şeyden üstün tutuyorsunuz. Çünkü bir sürü duygu ile gidiyorsunuz. Vatan duygusu, kişisel hırlarının  önüne çıkıyor, yetenekleri öne çıkarıyorsun. Orada kalıcı olmak önemli. Benim milli takım serüvenim küçükken başladı. Ben biraz ampute futbolunun şanslılarındanım. Benim yaşıtlarım 14 yaşında başladı ben ise 12 yaşında başladım. Benim yaşımda başlayanlar daha çok yoruldu daha çabuk küsüp gittiler. Ben ise sevdiğim işi bırakmadım. 2 yıl sonunda gayretimi hocalarımız görmüş olucaklar ki Türkiye Ampute Milli Takımının U-18 takımına 14 yaşımda çağırıldım. 2 sene sonra orada kaptan seçildim ve U-18 Milli takımı olarak Polonya’ya gittik. 16 ülkenin katıldığı antrenman kampı düzenlendi ve çok farklı tekniklerde antrenman yapma fırsatımız oldu. Daha sonrasında ise şuan geldiğimizde 16 yaşında milli takım kampına çağırıldım ve milli takımın en genç oyuncusuyum. Dediğim gibi çok çalışmakla oluyor. Eskiye bakıyorum 14 yaşındayken 18 yaş altı milli takımının en küçüğü iken şuan oranın kaptanı ve a milli takımın en genç oyuncusuyum. Çok büyük hedeflerimiz var. Ülkece ampute futbolunda söz sahibiyiz.


,Ampute futbolu maçları nasıl geçiyor ? Okurlarımız ve izleyicilerimiz merak ediyor. Ben antrenman maçınızı izlerken az çok o atmosferi gördüm fakat tam anlamıyla o atmosferi anlatabilir misin ?
İnanılmaz düzeyde hani ampute futbolu dendiği zaman bizde açıkçası söylemek gerekirse engelli futbolu. Ama dışarıdan gözüktüğü gibi düşmeyelim bir yerimiz sakatlanır diye hiçte öyle bir şey değil inanın kıran kırana geçiyor. Normal futbolda nasıl rekabet, sertlik varsa inanın bizde 2 katı var. Bizim sahamız biraz daha küçük daha az kişiyle oynuyoruz o açıdan enerjiyi çok yüksek buluyorum o yüzden de biraz daha keyif almamıza yardımcı oluyor. Zaten Türkiye olarak ampute futbolunda en çok milli olan ülkeyiz. 10 takımlı süper ligimiz var. Onun altında birinci ligimiz, onun altında ikinci lig var. Faaliyet gösteren 35 takımımız var. Sağolsun Türkiye Bedensel Engelliler Federasyonu katkı veriyor. Gerek devletimiz, gerek vatandaşlarımız. Bunu dışında her hafta bir maçımız Trt Spor 2’den canlı yayınlanıyor.
Buradan da tüm okurlarımıza ve izleyecilerimize sesleniyoruz. Lütfen Trt Spor 2’den maçları takip edelim.Bir önce ki sene TRT Spordaydı. Bu sene TRT Spor 2’de Pazar sabah saatlerinde canlı yayınlanıyor. Fırsatı olan, ilgisi olanları maçımızı izlemeye bekleriz. Kıran kırana oluyor çok eğlenceli geçiyor açıkçası.

Liverpool’un başarılı futbolcusu M. Salah ile tanıştın. Seninle ilk tanıştığımızda bana M. Salah ile tanışma anını anlatmıştın. Okurlarımız ve izleyicilerimiz için tanışma anını ve o an ki duygularından bahsedebilir misin ?
UEFA Süper Kupası o sene ( 14.08.2019 ) İstanbul’da gerçekleşmişti. Biz de oraya misafir olarak gittik. Şöyle ki maçtan önce seremoni olacaktı. Biz de farklılık olsun diye genç milli takımımızla gitmiştik. Önce Liverpool takımı geldi. Format geregi bir oyuncu Liverpool takımının futbolcusu ile röportaj yapacak başka bir  oyuncu da Chelsea takımının futbolcusu ile röportaj yapacaktı. Röportaj, amputasyon sürecimi sormakla başladı . Bu çok gurur verici bir şey. Dünyanın en iyi futbolcuları var sizinle  röportaj yapıyor. Bu fırsatı Uefa bize sağladı ve çok büyük organizasyon yaptılar. Bana da Chelsea takımından O. Giroud geldi. Kendisi çok iyi bir insan. Bana birkaç soru sordu tıpkı şuan sorduğunuz gibi. Bana geldi sarıldı. Video çektik ve Uefa yayınladı. Türkiye’de de yayınlandı. Telefonumu açtığım da yüzlerce mesaj, binlerce takipçim olmuştu. İnanılmaz bir duyguydu. Daha sonrasında O. Giroud ile Twitter’da takipleştik hala da konuşuyoruz. Kendisi çok iyi bir insan. Sonra M. Salah geldi. Bir de ağabeylerim stil olarak beni M. Salah’a benzetirler bu arada . İlk önce direk kendimi onun yanında buldum. Zaten sonra J. Klopp geldi ve onunla tanıştım, sohbet ettim. Orada kaleci hocaları bizden Salah’ın penaltı atması için kaleci istediler. Bende arkadaşım kaleci Fatih’i kaleye gönderdim. Salah’ın penaltısını çıkartacaksın dedim. O da tabi kaleye geçti. Salah zaten çok fazla şey yapmadan penaltıyı çekti. Fatih arkadaşımız kurtardı. Ben de Salah’a dönüp dedim ki ;
Siz de en iyi kalecinizi çıkarın ve bende penaltı çekeyim dedim. Onlar da tabi Alison sakattı. Salah ben kaleye geçeyim dedi, olmaz dedim. En iyi kaleci olmalı dedim ve küçük bir muhabbet oldu. Salah’ta çok iyi. Hepsi çok iyi insanlar. Mükemmel bir anı olmuştu.
Peki penaltıyı çektin mi ? Noldu ?
Çektim.
Noldu ?
Yedek kalecileri geldi. Terse yattı penaltıda.

İleride teknik direktör, kulüp başkanlığı, federasyon başkanlığı gibi bir düşüncen var mı ? Senin gibi futbolun içerisinden gelenlere futbol camiamızda çok ihtiyaç var.
Tabi ki. Çünkü dediğiniz gibi benim yaşımdan fazla özellikle ampute futbolunda çok kişi çıkmıyor. Benim yaş grubumda bunun sayısını arttırmak istiyorun. Tabi daha çok küçüğüm, bunun sayısının artması için federasayon olarak buna yönelik çalışmalar var ve bu konu dediğim gibi çok önemli bir konu aslında. Çünkü ampute futbolu kaybolup gitmemesi gereken bir spor. Herkes engelli adayı. Buradan çıktığımızda başımıza ne geleceği belli olmaz. Bir bakmışsınız araba kazası geçirmişsiniz Allah korusun tabi. Bu yüzden ampute futbolu süre gelen spor ve buna yönelik çalışmalar artmalı. Benim de futbol hayatımdan sonra  sporun içinde olma gayretim olur inşallah. Hocalık benim hayalimdir. Her sporcunun futbolu hayatı bittiğinde hocalık hayali başlar.



Son olarak ampute futbolunda gördüğün eksiklikler var mı ? Aslında bir önce ki soruda biraz bahsettin. Belki biraz daha derin bahsetmek istersin. Şurası düzeltilmeli, şurada eksik var. Kimse şu konuyla ilgilenmiyor dediğin var mı ?
Ya şöyle baktığın zaman bir çok konu başlığı altında sıralayabiliriz. Derinden incelerseniz önce tabi ki maddi destek çok önemli. Bakıyoruz biz normal futbolculara verilen paralara tabi verilmeli, verilmesin demiyoruz ama sonuçta başka yerlerde gözükmesi. İnanın bizde aynı sporu yapıyoruz.Belki daha büyük performans sergiliyoruz. Bakın antrenmandan geliyorum buraya. Biz de 2.yarıyı açtık. Şuan ilk antrenmandan geliyorum. İnanın belki onlardan daha çok yoruluyoruz, belki ellerimiz onlardan daha çok şişiyor, ayaklarımızda nasırlar oluyor. Tabi ki kişiye göre değişir. Bunun gerekli ilgi gördüğü bir de metropolde ampute futbolu kulübü yönetmek, kurmak çok zormuş. İstanbul, Ankara olsun belediyeye bağlanıyorsunuz. Sağolsunlar elinden gelenleri yapıyorlar. Çünkü her belediyenin kendine göre dertleri, sıkıntıları var. Devletimizin  biraz daha ampute futbol milli takımına çok destekleri var. Buradan çıkıp kime sorsanız belki de ampute futbolunu biliyor. Maçlarımızı illaki bir yerde görmüştür. Videolarımız tüm dünyaya yayıldı. Biraz maddi destek konusunda açıklar var. Öte yandan biraz da seyirci sıkıntısı var. Hani baktığınız da milli takım maçına kaç kişi geliyor. Son milli takım maçında Avrupa Şampiyonası maçında Osman Çakmağın attığı son dakika golü ile İngiltereyi 2-1 yendiğimiz final maçında 45 bin kişi vardı ve  Vodafone Arena’da Beşiktaş takımı bile o kadar seyirci toplayamamıştı. Dışarıda da 15 bin kişi de dışarı da kaldı. Ben o an  sahadaydım. O an inanılmaz bir görüntüydü. Baktığınızda bizi normal maçlarda belki aile yakınları 15-20 kişi en fazla 100 kişi,izlerdi. Bir baktık orada statta inanılmaz bir atmosfer vardı. Türkiye, Türkiye seslerini duyuyorduk. Tüylerim diken diken oldu. Ben o an sahadaydım top toplayıcısı olarak. Seyirci desteği artmalı. Televizyonlarda haftada bir maçımız yayınlanıyor. Ampute futbolu program haline neden gelmesin ? Neden çalışma yapmasınlar ki ? Dediğim gibi çeşitlendirebiliriz. Her sporun kendine göre sorunları vardır.
Bakıyorum ki hiçbir büyük takımın ampute takımlarına olan desteği yok. Hiçbir büyük takımın ampute futbol kulübü yok. Ama bu İngiltere’de böyle değil. Maddi destekler bizim kadar çok yok ama M. City, Arsenal, Chelsea gibi takımların ampute takımları seyredilirken maalesef  bizim Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonsporun ampute takımları yok. Daha çok belediye takımları ampute futboluna yöneliyor. Bunun böyle olmaması gerekiyor. Büyük takımlar ampute futbol şubeleri açarsa seyirci olanağı artar, maddi destek artar. Ben ağabeylerimden duyduğum kadarıyla ampute futbolu 20 yıla dayanmış bir spor. Deplasmanlara köfte ekmekle gidilen günlerden buralara geldi. Milli takımımız şuan en lüks ortamlarda kalıyor, en iyi arabalara biniyorlar. Nerelerden nerelere geldi. Bunun artması gerekiyor. Bir yerde kalmaması gerekiyor. Devletimizden ve milletimizden tek isteğimiz desteklerini esirgemesinler.

Buradan devlet büyüklerimize, Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor kulüp başkanlarına seslenelim. Onlara bu konuda çalışma yapmaları gerektiğini belirtelim. Her platformda belirtelim. İnşallah onlarda bu konularda gerekli adımları atıcaklardır.

Ropörtajı yapan: Doğukan Yertürk
Beykent Üniversitesi Ortopedik Protez ve Ortez Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı