Bilim Kurulu üyesi Yavuz, eleştirileri Medikritik'ten yanıtladı: Hepimiz aynı gemideyiz

Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu önderliğinde Koronavirüs ile mücadele devam ederken mücadele önderliğine yönelik bazı eleştiriler geliyor. Bu eleştirileri ve merak ettiklerimizi Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz'a sorduk.

Bu hafta 24-30 Nisan Aşı Haftası. Özellikle Covid-19 pandemi sürecinde aşının koruyuculuğu ve önemi dünyaca anlaşıldı. Tüm dünya aşı bekliyor. Siz bu konuda ne demek istersiniz, sizce aşı karşıtlığı bu dönemle birlikte son bulacak mı?

 Aşılamayla infeksiyon hastalıklarından korunma, modern tıbbın en önemli başarılarından biridir. Geçtiğimiz dönemde, bilim dışı insanların, bilimsel gerçeklere dayanmayan argümanlarla, uydurma komplo teoriyle  toplumda yaratmaya çalıştığı aşı tereddütünün, kızamık gibi  aşıyla kontrol altına alınmış hastalıkların başta Avrupa olmak üzere bir çok yerde yeniden salgınlar yapmasına, ölümlere neden olmasına yol açtığını gördük. COVID-19, aşısı olmayan ve insanlar arsında kolayca bulaşan bir virusun nelere yol açabileceğini bize açık bir şekilde göstermiş oldu, aşıların infeksiyon hastalıklarının kontrolündeki öneminin belirgin olarak altını çizdi. Şu anda bulunacak bir COVID-19 aşısını olmak konusunda herkesin son derece istekli olacağına eminim. Bundan sonra  aşı tereddütünün azalacağını öngörüyorum, ama insanların komplo teorilerine inanma eğilimleri çok fazla, bu nedenle aşılarla ilgili  bilimsel gerçeklerin topluma sürekli anlatılması önemli bir zorunluluk.   

Geçtiğimiz dönem sizinle aşı karşıtlığı üzerine İstanbul Tıp Fakültesi'nde bir seminer düzenlemiştik. Orada medyanın konunun uzmanı olmayan reytingi yüksek kişileri çıkardığından şikayet etmiştiniz. Bu konuda bir düzelme görüyor musunuz?

Şu anda ekranlarda bu tür kişilerin çok yer alamadığını görüyoruz, ama ilerleyen günlerde, bu zor salgın günleri geçtikten sonra insanların eski alışkanlıklarına dönmesi çok çabuk olacaktır. Maalesef televizyonların da halen en önemli önceliği reyting. Sonuç olarak gelecek günlerde de halka doğru ve bilimsel bilgi ulaştırmak için yoğun çaba göstermek zorunda kalacağız diye düşünüyorum.

[[{"type":"media","view_mode":"media_large","fid":"3354","attributes":{"class":"media-image wp-image-14911","typeof":"foaf:Image","style":"","alt":""}}]]
Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz'un konuşmacı olduğu etkinlik

AYNI GEMİDEYİZ

Bazen basında Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanlığına güvensizlik oluşturmayı hedefleyen bilinçli kampanyalar yapıldığını görüyoruz. Bu durum çalışma azminizi ve motivasyonunuzu etkiliyor mu?

Bu tür salgın hastalıklar, doğal bir afet gibi  değerlendirilir. Diğer tüm doğal afetlerde olduğu gibi salgınla mücadelede  de siyasi kavgaları, kişisel çıkar  hesaplarını bir tarafa bırakıp, ötekileştirici bir dil kullanmadan, suçlamadan, sürekli çözüm odaklı bir şekilde, ulus olarak ortak hareket ederseniz başarılı olursunuz, sonuçta hepimiz aynı gemideyiz. Ben Bilim Kurulu’nda böyle bir bakış açısıyla çalışıyorum, topluma karşı olan  sorumluluğumu yerine getiriyorum. Dolayısıyla yaptığım işten bir kuşkum yok, eleştiriler azmimi azaltmıyor.  Bilim Kurulu’nda çalışmamı eleştirenlerin, olayın ciddiyetini yeterince anlamamış olduğunu düşünüyorum. Salgın kontrolünün başarısı veya başarısızlığı,  sadece Sağlık Bakanlığı’nın, Bilim Kurulu’nun değil, ulus olarak hepimizin başarısı ve başarısızlığı olacak.  

COVID-19 pandemi sürecini evlerinde takip eden intörn arkadaşlara tavsiyeleriniz var mı?

Bol bol okusunlar, bu boş vakti bir daha bulmaları mümkün değil. Mevcut ortam, salgın hastalıklar  ve bilim okur yazarlığı konusunda kendilerini geliştirmek için inanılmaz fırsatlar sağlıyor. Hemen hemen tüm tıbbi bilimsel dergilerde yayımlanan makalelere erişim serbest, çok güzel çalışmalar yapılıyor. Bu makaleleri okuyup anlamaya çalışmak bile çok büyük katkı sağlayacaktır.  

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ HAKLARI ÖDENMEZ

Medikritik.com aracılığıyla sahada mücadele eden aile hekimi, eczacı, hemşire ve daha adını sayamadığımız birçok meslektaşımıza mesajınız nedir?

Sağlık çalışanı olarak yüzyılda bir görülen bu tür bir salgına denk gelmek bir taraftan büyük bir şanssızlık, ama diğer taraftan yaptığımız işin önemini  çok açık bir şekilde ortaya koydu.  Sağlık çalışanlarının gösterdiği  fedakarlığın toplumda çok büyük karşılığı olduğunu görüyorum. Tüm sağlık çalışanlarına selam ve sevgilerimi iletiyorum, kendilerine iyi baksınlar, hakları ödenemez.

Medikritik ailesindeki sağlık çalışanları olarak siz değerli hocalarımızın yer aldığı Bilim Kurulu’nu sonuna kadar destekliyoruz. Rehberimiz Bilim Kurulu!