'Yasa teklifi yeterli değil'

Coronavirüsle mücadelede cephenin en önünde korkusuz ve fedakarca mücadele veren sağlık çalışanlarına şiddetin önlenmesi için yasal düzenlemeler gündemde. Hekimler Sağlıkta Şiddet yasasının hızlı bir şekilde çıkmasını istiyor ve şiddeti doğuran performans sisteminden vazgeçilmesini bekliyor.

Coronavirüsle mücadele yoğun ve kararlı bir şekilde sürerken, mücadelenin en önündeki sağlık çalışanları bu süreçte hastanelerde yoğunluğun artacağına dikkat çekiyor ve şiddetin tırmanmaması için uyarıyor. Aydınlık'a konuşan hekimler sağlık sektöründe iş sağlığı ve güvenliği için çözüm önerilerini sıraladılar. Sağlıkta şiddetin ana unsuru olarak performans sisteminin olduğunu söyleyen hekimler sağlıkta şiddet yasasının tek başına şiddeti önlemekte yetersiz kalacağını belirtti.

'HASTALARIN HER TALEBİ OLSUN İSTENİYOR'

Aile Hekimleri Federasyonu Başkanı Özlem Sezen:Abartılı hasta memnuniyeti kavramı sağlıkta şiddetin en büyük nedenidir. En son yaşadığımız salgında gördük zaten. Kişiler kendi sorumluluklarını almıyorlar. Sağlık okuryazarlığımız da yetersiziz ve bu grubu sürekli memnun etmek şiddeti de beraberinde getiriyor. Biz aslında hastaları korumak için 'hayır' diyoruz. Neden yapılamayacağını özellikle belirtiyoruz. Ama bu bize şiddet getiriyor. Hastaların her istediği olsun isteniyor. Bu da şiddetin bizce en büyük sebeplerinden birisini oluşturuyor. Vakit geçirilmeden sağlıkta şiddet yasası acilen çıkarılmalıdır. Etkin, caydırıcı ve uygulanabilir bir yasanın çıkmasını bekliyoruz.

'TEKLİF YETERLİ DEĞİL'

Cumhuriyetçi Hekimler Grubu'ndan Dr. Hikmet Çevik: Performans sistemi doktorları daha fazla hasta bakmaya teşvik ediyor. Günde yüz tane hasta bakıyoruz. Eğer elli tane hasta bakarsak aldığımız ücrette kesilmeler oluyor. Bu kadar açık bir durum var. Performans sistemi hastaları kapılara yığıyor, doktorları daha fazla hasta bakmaya teşvik ediyor. İdareleri de zora düşürüyor. Şiddetin zemini ve kaynağı bu sistemdir. Sağlıkta hastanın doktoruna güvenmesi çok önemlidir. Meclis'e sunulacak yasa teklifi yeterli değil. İki açıdan; Birincisi, caydırıcı nitelikte değil. Tutuklama takdire bırakılmış. Dosyanın hakim önüne konma sürecine kadar olan safhasının da mağdur sağlık çalışanını koruyan ve suç duyurusunu kolaylaştıran şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Ayrıca dava sürecinde Sağlık Bakanlığı takipçi olmuyor. Bunun da takibini mecbur kılacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor. İkincisi, performans ücretlendirmesiyle kışkırtılmış sağlık hizmeti uygulamasından vazgeçilmedikçe şiddet durmaz. İstanbul Aile Hekimleri Derneği Başkan Yard. Doktor Mustafa Tamur: Önce de şimdi de sağlıkta şiddet var fakat önümüzdeki süreçte Coronavirüs nedeniyle hastanelerdeki yatak kapasitesi düştükçe öncelik bekleyen hastaların sayısı artacak ve bu da şiddet eğilimlerine neden olacaktır. Bu nedenle derhal bu yasayı çıkartmak gerekiyor. Bizim şu an bir şiddet yasamız var aslında. Ama bu yasa uygulama açısından bir işe yaramıyor. Hakaret, küfür, baskı, tehdit gibi olaylarda sanki hiçbir şey yokmuş gibi davranılıyor. Bir hakime, savcıya, polise küfür etme şansınız var mıdır? Direkt “Sağlık çalışanlarına görevi nedeniyle uygulanan suçlar” başlığı adı altında Türk Ceza Kanunu’nda bir kanun olmalıdır. Hasta ve yakınlarınca uygulanan fiziksel darp, ittirme gibi suçları kapsayan ve en az 5 yıldan başlayan bir kanun getirilmelidir. Hasta ve yakınlarınca uygulanan sözel baskı, tehdit, hakaret ve çalışanın şevkini kırıcı sözler dahil olmak üzere, bu suçlar 2 yıldan başlamalıdır. Bu şiddetin önünde caydırıcı bir duvar olur.

'DÜZENLEME CAYDIRICI OLMALI'

Antalya Eski Tabip Odası Başkanı Selçuk Koçlar: Vatandaş her ne kadar bize bugünlerde destek olsa da şiddet tamamen ortadan kalkmadı. Çin’deki uygulamayı görüyoruz. Bu salgın sırasında sağlıkta şiddete yönelik tedbirler alındı. En kısa zamanda bu sağlıkta şiddet yasasının meclisten geçmesini istiyoruz. Cezai düzenlemenin caydırıcı olması şart. Biz salgınla uğraşırken bir taraftan da şiddet haberlerini duyuyoruz. Şiddetin temel kaynağı ise sağlıkta dönüşüm programıyla oluşturulan sistem. Beklentilerin artırıldığı bu sistemde açık açık şiddetin de arttığını görüyoruz. Performans denilen şey en kısa sürede, en ucuz maliyetle ve en kısa sürede bir kişiyi iyi etmek olarak tarif ediliyor. Ne kadar hasta bakarsan o kadar maaş alırsın sistemi. Sağlık motor üretimi gibi bir şey değildir. Amacın insanların hastalanmasını önlemek olması lazım.

GÖKHAN BÜYÜK / AYDINLIK