COVİD-19'la mücadele eden hekimlerin tazminat talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında mı?

Son günlerdeki yazılarını sağlık çalışanlarının COVID-19'la mücadele ederken başlarına gelebilecek olayların hukuki kısımlarına açıklık getirmeye çalışan Av. Dr. Türker Fatih Çiçek son olarak 'Covid-19 enfeksiyonu nedeniyle yapılan tıbbi uygulamalara ilişkin tazminat taleplerinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında olup olmadığı'' sorusuna yanıt verdi.

Av. Dr. Türker Fatih Çiçek'in kendi internet sitesi üzerinden yapmış olduğu açıklama şöyle:

Ülkemizde Covid 19 salgını nedeniyle Sağlık Bakanlığı'nın aldığı önlemler nedeniyle tüm hekimler uzmanlık alanı farketmeksizin covid 19 hastalarına ve polikliniklerine bakmaktadır. Ayrıca bu dönemde geçici görevlendirmelerin sayısında da artış gözlenmektedir. Bu nedenle hekimlerin aklına ''Covid-19 enfeksiyonu nedeniyle yapılan tıbbi uygulamalara ilişkin tazminat taleplerinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında olup olmadığı'' sorusu gelmektedir.

Benzer konular daha öncede bazı sorunlara yol açarak gündeme gelmiştir. Nihayetinde 2014 yılında genel şartlara eklenen maddelerle sorun giderilmiştir. 2014 yılında eklenen maddeler aşağıda sıralanmıştır.

  1. Bu sigorta sözleşmesi Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatının 9, 10 ve 11 inci maddeleri çerçevesinde sigortalının tüm mesleki faaliyetini kapsar. Poliçede mesleki faaliyetin yerinin belirtilmemesi veya eksik belirtilmiş olması poliçe kapsamını etkilemez.
  2. Bu Genel Şartların uygulamasında kamu sağlık kurum ve kuruluşları 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar nezdindeki sağlık kuruluşlarını kapsar. Kamu sağlık kurum ve kuruluşları için tümünü kapsayacak tek poliçe düzenlenir.Bu kuruluşlar bünyesinde görevli sigortalının naklen atama, geçici görevlendirme ve sair sebeplerle anılan kuruluşlar içinde mesleğini yürütmesi halinde ilave sözleşme düzenlenmez veya prim talep edilmez.
  3. Bu poliçe, kamu sağlık kurum ve kuruluşunda çalışan sigortalının kendi görev yeri ve branşı dışında da olsa ilgili mevzuat çerçevesinde görevlendirildiği yer ve branşlardaki faaliyetlerini de ilave sözleşme düzenlenmeksizin veya prim tahsil edilmeksizin kapsar.
  4. Ayrıca, ilgili mevzuat uyarınca, aile hekimlerinin acil sağlık hizmeti sunmak üzere görevlendirilmeleri durumunda sigortalının mevcut poliçesi, söz konusu mesleki faaliyetleri ilave sözleşme düzenlenmeksizin veya prim tahsil edilmeksizin kapsar.

2014 yılında yapılan düzenlemelerden net bir şekilde anlaşılacağı üzere Kamuda çalışan hekimlerin mevzuat çerçevesinde görevlendirilmeleri durumunda yapacakları tüm tıbbi müdahaleler sigorta kapsamındadır. Bu noktada hekimlerin görevlendirme hususu değerlendirilmelidir.

17/03/2020 tarihli, Elektif İşlemlerin Ertelenmesi ve Diğer Alınacak Tedbirler konulu resmi yazının 9. maddesi ''Salgın sürecinde tüm hekimlerin, diğer sağlık çalışanlarının ve diğer kurum çalışanlarının branşı ve çalıştığı birim fark etmeksizin, ilgili hastaların görüldüğü birimlere gerekli desteğin sağlanması konusunda kurum yöneticilerinin uygun planlamaları yapması'' şeklindedir. Dolayısıyla hekimlerin genel görevlendirmeleri resmi yazıyla yapılmıştır. Kişiye özel görevlendirmeleri de Hastane yönetimleri tarafından hazırlanan nöbet ve çalışma listeleriyle yapılmaktadır ve bu çalışma listeleri konunun ispatında yeterli olup ayriyeten ilave bir görevlendirme yazısına ihtiyaç yoktur.

Sonuç olarak hastanelerin yaptığı çalışma listeleri hekimlerin görevlendirmeleriyle ilişkili yeterli kanıt düzeyine sahiptir ve kamu tarafından görevlendirilen hekimin tıbbi müdahalelerinin sigorta kapsamında olduğu zaten tartışmasızdır. Ancak çok düşük ihtimalde olsa ileride oluşabilecek ispat ile ilişkili sıkıntıların önüne geçilebilmesi için (listelerin kaybolması gibi durumlar) kurumlarca oluşturulan çalışma listelerinin veya fotoğraflarının saklanmasının faydalı olabileceği kanaatindeyim. 03/04/2020

Av. Dr. Türker Fatih ÇİÇEK