Sağlıkta şiddete eklenen sıradışı bir halka

Sağlıkta şiddet olağanlaşama ve sıradanlaşma eğiliminde. En
kötüsü de olumsuz bir olgunun böylesi bir duruma evrilmesidir. Bezginlik ve
bıkkınlık yaratan bir durum şiddetin hedefi konumundakilerin de ilgi ve
tepkisini yitirme olasılığı taşır.

Ankara’dan gelen bir haber yazıya başlık oldu. Türk
Tabipleri Birliği, Ankara Tabip Odası ve işkolundaki sendikaların katılımıyla
düzenlenmek istenen bir basın açıklamasına polisin fiziksel eyleminden söz
edilmekteydi haberde. Güvenlik güçlerinin sayısı kadar hekim ve onlara eşlik
eden bileşenler sağlıkta şiddete karşı basın açıklaması yapmak istemişler.
Aldıkları karşılık polisin fiziksel eylemi olmuş.

Sağlıkta Şiddet söz konusu olduğunda hekimler başta olmak
üzere sağlık çalışanlarının şiddet heveslilerinin boy hedefi yapıldığından
sıkça yakındık. Sağlık hizmetinin oy getirisi sağlayan bir konuma gelmesinin
etkisiyle bu türden kabul edilemez eylemlerin yöneticilerce görmezden gelindiği
de bir gerçekti.

Ankara’da yaşanan son olay sıradışı halka eklemiştir bu
sürece! Şimdiye değin şu ya da bu şekilde edilgen kalsa da, gereğince oralı
olmadığı pek çok kez gözlemlense de polis başta olmak üzere kolluk güçlerinin
her şeye karşın tutunulacak dal olmayı sürdürdüğü sanılmaktaydı.

Ankara’da yaşanan olayda kolluk güçlerinin sağlıkta şiddet
olgusunda bir özneye dönüşmesi gibi akıl almaz ve bir o kadar da ürpertici bir
durum söz konusudur. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’un orta yerinde bir büyük
hastanenin önünde evladı bir kent eşkıyasınca öldürülen annenin çığlığı
işitilmişti. Kolluk güçlerinin olayı izlediğinden ve önleyebilecekken oralı
olmadığından yakınmaktaydı. Ankara’da bir adım öteye geçildiği, hiç gerek
yokken olayın şiddetle harmanlandığı anlaşılıyor. Hem bir hekim hem de bir
vatandaş olarak haykırasım geliyor! Yasa ve kural dışı olaylarda biricik
tutunacak dalımız olan kolluk güçlerini de karşımızda mı bulacağız bundan
böyle? İnsaftan, vicdandan ve akıldan yoksun ürpertici bu olay sözlerimizi
sonlandırma zamanının geldiğini mi göstermektedir?

Bir hekim olarak mesleğimin yanı sıra meslek örgütümüz olan
tabip odası düzleminde de çaba ve emek harcadım. Pek çok toplumsal olayda
polisle karşı karşıya gelmişliğimiz oldu. Ama, her seferinde sağduyu baskın
çıktı. İşi iyileştirmek ve yaşatmak olan hekimlere güvenen polisin hekimlere
yönelik bırakın fiziksel şiddeti sözel güce bile başvurmaktan kaçındığına tanık
oldum.

Ankara’da yaşananın ilk ve son olmasını diliyorum.

İlk ve son olması için de yetkili ve etkililerin ivedilikle
harekete geçmesi gerektiği kanısındayım. Güvenlik güçlerinin de bu
karşıtlaşmadan hoşnutluk duymadığından kuşkum yok!

Yapılacak iş Ankara’da hekimlere yönelik uygunsuz kolluk
gücü davranışına neden olan, etkin bir şekilde bu olayların içinde yer
alanların bir an önce belirlenmesi ve gereken yaptırıma uğratılmalarıdır.
Böylesi bir yaklaşım olayı unutturmasa da şiddet sarmalındaki hekimlere biraz
olsun soluk aldıracaktır. Vicdanların kanamasını durduracaktır!

Hekimler açısından bir ilk olsa da
bu ve benzeri kolluk gücü yanlışlarının hiç de tekil olgular olmadığını
toplumun çeşitli kesimlerinin bu gibi olumsuzluklarla sıkça karşılaştığını
dikkate alarak bu toplumsal sorunun bir an önce çözüme kavuşturulması gereğini
yineliyorum.

Ceyhun Balcı