RÖPORTAJ: Yapay Zeka ile sağlıkçılar arasında köprüler kurmak

Yapay Zeka olgusunun sağlık alanı ve tıp eğitiminde kendini hissettirmeye başladığı bir dönemde,bu teknolojik olgunun sağlık çalışanları tarafından daha iyi anlaşılması için röportaj dizimize Radyoloji uzmanı Dr.Nevit Dilmen ile devam ediyoruz. Yeni çıkan "Sağlık Bilimlerinde Yapay Zeka" kitabının yazarlarından olan Dilmen, medikritik.com mikrofonlarına anlattı...

Merhaba Nevit bey, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Merhaba, Tıp Doktoru ve radyoloji uzmanıyım.
Tıp Eğitimi ve radyoloji ihtisasımı, İstanbul Tıp Fakültesinde tamamladım.
Farklı alan ve disiplinler ile ilgili bilgi edinmeyi, deneyimlemeyi seviyorum.
Ortaokuldan başlayan bir dönemde fotoğraf ile ilgilendim. 5 arkadaşım ile
birlikte fotografım.com adlı siteyi kurduk, aynı arkadaşlar ile 2004’te
“fotografim.com fotoğraflar yorumlar” adlı bir kitabı çıkardım. 1984’de Çapada
Prof.Dr.Hilmi Sabuncu hocamızdan kodlama dersi aldım. Ekşi sözlüğe bakarsak ben
bir grafikerim. MR Pipo adlı bir grafik kitabım var. Kafiye sözlüğü adlı başka
bir e-kitabım mevcut. Bir dönem elektronik devre projeleri yaptım.  İlgi alanımda zaman ile değişmeler oluyor.
2015’de medikal üç boyutlu baskılar ile ilgilendim. 2018 yılında renkli MR
projesi ile yılın inovatif dahili bilimler doktoru seçildim.  2019’da Sağlıkta İşbirliği Platformundan
hocalarımız ve arkadaşlarımız ile kurduğumuz “Sağlıkta Yapay Zeka Topluluğu”
üyesiyim. Sağlık bilimlerinde Yapay Zeka Kitabının 5 editöründen biri ve Radyoloji
bölümü yazarıyım. “Sağlıkta Yeni Nesil Teknolojiler” kitabında Renkli MR
bölümünü yazdım.

Yapay zeka(YZ) olgusuna dair kafalarda bir çok soru var. Tam olarak ne olduğu toplumda yaygın bilinmiyor. YZ’nın ne olduğunu bir de sizden dinleyebilir miyiz?

Yapay zekayı tanımlamadan önce, zekayı
tanımlamakta yarar vardır. Turing, yapay zekayı insan zekası ile kıyaslayarak
tanımlamaktadır. Peki zeka nedir? Alex
Wissner-Gross
TED konuşmasında, zekayı gelecekteki hareket özgürlüğünü
azami yapan güç olarak tanımlamaktadır.

Psikolojik
zeka testleri
nde, yanıtı belirlenmiş sözel, sayısal ve
görsel problemleri, ilintileri en hızlı ve yaratıcı şekilde çözen kişiler,
yüksek zekalı olarak addedilmektedir. Topluluk ortalaması 100 olacak şekilde IQ
adlı bir skor ile belirtilmektedir. 

Bugün yapay zekadan bahsedildiğinde,
çoğunlukla makine öğrenmesi, derin öğrenme gibi yöntemler ile problem çözme
yetisi kastedilmektedir. Bu yöntemler, yapay sinir ağları adı verilen bir
mimari ile, gösterilen örneklerden, kendi kendine öğrenen ve daha sonra
öğrendiklerini uygulayan algoritmalardır.

YZ’nın tıpta kullanım alanları gelecekte neler olacaktır?

Önce şu soru ile başlayalım; biz yapay
zekadan  ne bekliyoruz? Belki de çok şey
bekliyoruz! Bugün gelmiş olduğumuz noktada, pek çok meslekte, eğitilmiş insan
kaynağı darboğazı yaşamaktayız. Öte yandan, yaşlanan nüfus ile nüfus piramidi
öncelikle silindir daha sonra ters piramit şeklini alacaktır. Yani artan yaşam
süreleri ile yaşlı nüfus artacak, genç nüfus azalacaktır. Bilindiği gibi, yaşlı
nüfusun sağlık problemleri gençlerden daha fazladır. Kısa süre sonra,
yaşlanmış, çok sayıda problemi olan bir popülasyon ile baş edecek bir sağlık
ordusuna ihtiyaç duyacağız. Radyolojide artan görüntü sayısı, değişen ve yeni
modaliteler karşımıza artan iş yükü olarak çıkmaktadır. Yapay zekadan aşağıdaki
yardımları bekliyoruz:

  • Hız Artışı
  • Daha Yüksek Başarı
  • Daha Düşük Maliyet
  • Ulaşılabilirlik
  • Tanıya Destek
  • İşlerde Kolaylık sağlama /
    Yardımcı olma
  • Öngörüsel (prediktif)
    değerlendirmeler
  • İşlerde Optimizasyon
  • Kalite kontrolu

Henüz emekleme döneminde olan yapay zekadan
çok şey beklemeyeceğiz. Basit işlerde yardımcı olması yeterli olacaktır.
Örneğin, dikte edilen bir radyoloji raporunun yazılması, hastaya randevu
verilmesi, sesli komutların tanınması bugünkü yapay zekanın kolayca
yapabileceği işlerdir. Bir sonraki aşamada chatbotlar aracılığı ile hastanın
problemine ilk yaklaşımın belirlenmesi, hastayı doğru uzman ile buluşturmak,
radyolojik tetkik değerlendirilmesinde basit işlerin yapılması, cilt
lezyonlarında ve göz lezyonlarında tanıya yardımcı olması, elektrokardiyografi
gibi görsel modalitelerin yorumlanması, yapay zekanın yapabileceği işlerdir.
Bugün yapay zekanın gelişmişlik düzeyi, sınıflama problemleri ve kantifikasyon
problemleri gibi meseleleri çözmek için yeterlidir. İlaç keşfi, yapay zekanın
kullanılabileceği başka bir alandır. İnsan alet etkileşimleri, patolojide Yapay
Zeka, bize ihtimal dışı gibi görünen davranış bilimlerinde Yapay Zeka diğer
potansiyel kullanım alanlarıdır

[[{"type":"media","view_mode":"media_large","fid":"3617","attributes":{"class":"media-image wp-image-9193","typeof":"foaf:Image","style":"","alt":""}}]]

Kendi alanınızda konuşmak gerekirse, radyolojik incelemelerde YZ ne gibi fırsatlar sunuyor?

Yapay Zeka radyolojinin her alanında kullanım
potansiyeline sahiptir. Çekim öncesi bilgi toplama ve planlamada, çekim
sırasında çekimi yönetme ve uygun şekilde yapılmasını sağlamada, çekim
sonrasında çekimi denetleme ve yorumlamada, radyolojik raporların
hazırlanmasında YZ’nın yardımı dokunabilir. Kemik yaşı tayini gibi
radyologların sevmediği alanlar vardır. Bunlar Yapay Zeka için görece kolay
kullanım alanlarıdır. Keza çok sayıda görüntüyü değerlendirme radyologlar için
problem oluşturmaktadır. Bu görüntüleri ön değerlendirmeden geçirme,
değerlendirme sırasında radyoloğa yardımcı olma, potansiyel kullanım
alanlarıdır.

YZ hasta hekim ilişkisini sizce nasıl etkiler? Özellikle muayenelerde yaşanılan süre sıkıntısına bir çözüm olabilecek midir?

En büyük örneğini İngiltere'de Babylon health
ile gördüğümüz Chatbotlar  telefon ile
hasta iletişimi sağlayarak, sözlü yakınmalardan, akıllı sorulara ve olası
tanılara gidebilmektedir. Bu tarz yazılımlar, hastaların hastaneye gitmeden, ön
değerlendirmesi ve ön tanısını almasını sağlayabilir. Chatbotlar çözüm
üretemedikleri noktalarda, hastayı Çağrı Merkezinde çalışan gerçek bir doktora
bağlayarak, ambulans çağırarak görevi devredebilir. Cep telefonları ve mobil
uygulamalar sayesinde büyük veri toplayan Yapay Zeka uygulamaları, cilt
lezyonları, göz hastalıkları, işitme problemleri gibi cep telefonu sensörleri
ile tanımlanabilecek hastalıkların tanısına yardımcı olabilirler. Bunlar kırsal
kesimlerde veya uzman sıkıntısı yaşanan branşlarda, sağlığın
demokratikleşmesine ve ulaşılabilirliğine yardımcı olacaktır.

Yeni çıkan kitabınızı anlatabilir misiniz?

[[{"type":"media","view_mode":"media_large","fid":"3618","attributes":{"class":"media-image wp-image-9191","typeof":"foaf:Image","style":"","width":"217","height":"320","alt":""}}]]

2019 yılının başında Sağlıkta İşbirliği
Platformunun bazı üyeleri olarak “Sağlıkta Yapay Zeka Topluluğu”nu oluşturduk.
Sağlıkta Yapay Zeka topluluğu yeni nesil örgütlenmenin bir örneğidir. Zaman
zaman yüz yüze, çoğunlukla internet yoluyla bir araya gelmiş, ortak ilgi
alanları olan insan topluluklarıdır. İşbirliği ile neler yapılabileceğini
gösteren oluşumlardır. Sağlıkta Yapay Zeka topluluğunun ilk işbirliği ürünü
Nisan 2019’da İstanbul Üniversitesi'nde düzenlediğimiz “Sağlıkta Yapay Zeka
Zirvesi” oldu. Bu etkinliğe 1000’in üzerinde katılım oldu. Bu çalışmalarımızda
Prof.Dr.Melih Bulut hocamız, bize hem önderlik, hem de mentörlük yapmaktadır
Sağlıkta Yapay Zeka Zirvesi nin görmüş olduğu yoğun ilgi, bizi bu konuda yazılı
bir eser üretmeye teşvik etti. İstanbul Üniversitesi Enformatik Bölümünde, ilki
zirve günü gerçekleşen, bir dizi toplantıda bir araya geldik. O toplantılarda
kimlerin editör olarak gönüllü olduğunu, kimlerin yazar olarak katkı
sağlayabileceğini konuştuk. Kitap yazarları, bilişimciler, sağlıkçılar ve
sağlık idarecileri, hukukçular, çevre bilimciler gibi farklı disiplinlerden
oluşuyor. Yazarların bir kısmı akademisyenlerden oluşurken, diğer bir kısmı
özel sektör deneyimi olanlardan oluşmaktadır. Davetimizi kabul eden yazarlar,
çok kısa bir sürede kendilerine ait olan bölümleri yazıp, bize teslim ettiler.
Bu kitabın, bilişimciler ile sağlıkçılar arasında bir iletişim köprüsü olmasını
arzu ettik. Yazar çeşitliliği sayesinde bu küçük kitapta, farklı disiplinler ve
pek çok farklı bakış açısı bir arada sunulmaktadır. Amacımız Türkiye'de çalışan
hekim ve bilişimcilerin, yetkili kurumların, yatırımcıların dikkatini “Sağlıkta
Yapay Zeka” konusuna çekmektir. Amacımıza kısmen ulaştığımızı söyleyebiliriz,
ancak bundan sonra yapılacakların listesi oldukça kabarık. Sağlıkta yapay zeka
çalışmaları, yatırımcı, bilişimci ve sağlıkçıların işbirliğini gerektiren
oldukça geniş kapsamlı bir alandır. Başarılı olabilmemiz için öncelikle bu
konuda güven ortamı oluşturup, diyaloğu başlatmalıyız.

Geliştirdiğiniz “Renkli MR” adıyla anılan projenizle geçen senelerde ödül almıştınız. Bu teknolojiyi ve geliştirme sürecini biraz anlatabilir misiniz?

[[{"type":"media","view_mode":"media_large","fid":"2087","attributes":{"class":"media-image wp-image-9192","typeof":"foaf:Image","style":"","width":"292","height":"292","alt":""}}]]

Renkli MR, kalıpların dışında düşünme sonucu
geliştirdiğim ve paradigma değiştirici olabilecek bir radyoloji ürünüdür.
Renkli MR ile, 3 siyah-beyaz MR sekansından, tek ve renkli bir görüntü elde
edilmektedir. Bu görüntüde, hava, yağ, su, kas ve kan gibi maddelerin
karakteristik renkleri bulunmaktadır. İnsan gözünde, 3 farklı dalga boyuna
duyarlı, 3 farklı reseptör bulunmaktadır. William Conrad Röntgen'in X ışınının
keşfi ile başlayan ve günümüze dek devam eden radyolojik görüntülemenin ana
akımı, siyah-beyaz görüntüler üzerine kurulmuştur. Halbuki bizim gözümüz, siyah
beyazdan daha fazlasını algılayabilmektedir. Renkli MR ile bir seferde
algıladığımız veri miktarı, 3 kat artırılmaktadır. Daha fazlasını algılamak
için gözümüz ve beynimizin fizyolojik mekanizması yeterlidir. Detaylarını
“Sağlıkta Yeni Nesil Teknolojiler” kitabında ( Akademisyen Yayınları, 2019) ve
farklı mecralarda, sunumlarda anlattım. Renkli MR için geliştirdiğimiz yazılım,
Açık Kaynak kodlu ve ücretsizdir. Bu konuda 
dileyenler ile proje çalışması yapmaya istekliyim.

Okuyucularımıza ve genç hekim adaylarına bir mesajınız var mı?

Mezun olduğum senelerde, hazırlandığım sınavlar için yanıtlamış olduğum bir soruyu sizinle paylaşmak istiyorum. Bu soruda, “iyi bir sağlık işletmesinin sırrı hangisidir?” diye soruluyordu. Şıklar arasında, kurumda iyi bir yönetici / iyi bir bina /  iyi alet ve edevat / ve iyi yetişmiş sağlık personeli bulunmakta idi. Değerli okuyucular, doğru şık iyi yetişmiş insanlardır. Çünkü iyi yetişmiş insanlar, eninde, sonunda iyi bir binada daha iyi alet edevatı bir araya getirirler. Burada anahtar olan kavramlardan biri, başlarında onlara ket vuran kötü bir yönetici olmamasıdır. Bu bağlamda, atabileceğimiz ilk adım, kimseden bir şey beklemeden, kendimizi yetiştirmek için çaba göstermektir. Ancak kendisini yetiştiren birey, kendine, yakınlarına ve başkalarına yararlı olabilir. Sizin gelişmeniz için en uygun ortam neredeyse, oraya gidin. Geliştikten sonra eninde sonunda köklerinize yararlı olabileceksiniz.

Röportajı yapan: Mert Savcı

[[{"type":"media","view_mode":"media_large","fid":"3619","attributes":{"class":"media-image wp-image-9189","typeof":"foaf:Image","style":"","width":"627","height":"422","alt":""}}]]